Image

TARİH & DİZAYN

Georges is Galata semtinde, İstanbul'un en eski bölgelerinden biri olan Beyoğlu'nun bir parçası olan Pera yarımadasının merkezinde yer almaktadır. 

Bölge adını görkemli Galata Kulesi'ne borçlu. Kule, 1348 yılında Ceneviz kolonisi tarafından Haçlı Seferlerinde yıkılan eski Bizans kulesinin yerine inşa edilen o zamanki adıyla Christea Turris, günümüzde de ölümsüz heybetini ve anıtsal varlığını sürdürüyor. 

Georges, Kule'ye 50 km mesafede, bir zamanlar 1800'lerde Osmanlı İmparatorluğu'nun en zengin bankacıları, mülk sahipleri, tüccarları ve doktorları olan ve tahta direkt ulaşabilen çok varlıklı İtalyan Yahudi cemaatinin yaşadığı Serdar-ı Ekrem Caddesi üzerinde yer alıyor.

Binamız, İstanbul'daki ilk Avrupa tarzı akıl hastanesinin baştabibi ve İmparatorluk'taki ilk modern psikiyatri hastanesi olup günümüzde de insanların kederlerini hafifletmeye devam eden La Paix'nin kurucusu Doktor Avram de Castro tarafında yaptırılmıştı. Sertabip Avram Bey'in enfes bir zevke sahip olduğunu ve Georges'un kesinlikle aynı sofistike ruhu korumayı hedeflediğini belirtmeliyiz.

De Castro ailesinin 20. yüzyılın başında Paris'e gitmesinin ardından ıssız ve bakımsız kalan bina bir süre kristal avize atölyesi olarak hizmet vermiş, daha sonra satın alınarak 2011 yılında eski ihtişamına kavuşturularak restore edilmiş ve sonunda çok sevilen amcasının onuruna Georges adını almıştır.

Georges'un iç ve dış tasarımı; şehrin ve onun kendine has insanının eklektik, çok kültürlü, çok katmanlı, ihtişamlı ancak aynı zamanda ayakları yere basan, ihtişamlı ve bir o kadar da konuksever ruhunu yansıtıyor.

Cephesi Türkiye Mimarlar Derneği'nin (1927) saygın bir üyesi olan Han Tümertekin'in öncülüğünde aslına sadık kalınarak yenilendi. İç mekanlar ise büyük bir incelikle, tek tek, her bir parçanın özenle bir araya getirilmesiyle keyifli, organik, uyumlu bir rüyaya kapı aralıyor.

Georges'ta kullanılan mobilya ve aksesuarlar yerel ustalar tarafından el yapımı üretilmiştir ve bulunduğu yere özgüdür. Georges, soylu, yumuşak ve nazik zarafetine her yeni parça eklediğinde yerel atölyeler, ustalar ve çırakları ile işbirliği yapmaya devam etmektedir.